Ünlü yazar Masumi Toyotome’ Three Kinds of Love’ adlı kitabında sevgi ve sevginin şekilleri üzerinde düşündüklerini yazmış, herkesle paylaşmış.
Hepimiz içimizde sevgi nedir biliriz, hissederiz, anlarız. Bazen bunu sözcüklere dökerek anlatmak zordur. Masumi Toyotome bunu denemiş ve hatta sevgi çeşitlerini genel olarak sınıflandırmış. Şöyle bir düşündüğümüzde haklı olabileceğini göreceksiniz. Bu üç sevgi çeşidi çoğunlukla süreç içinde birbiriyle karışabilir, değişiklik gösterebilir. En önemli konu, her neden ile olursa olsun sevmeyi ve sevilmeyi bir şekilde başarabilmektir. Bundan sonraki adım ise neden sevdiğimiz ve sevildiğimizdir.
Genelde, bütün felsefi tartışmaların başında "Neden bu dünyaya geldik, neden yaşıyoruz, amacımız nedir ve neden diğer insanlarla birlikteyiz?" soruları vardır.
Dünyaya geliyoruz ve kendi varlığımızın farkına vardıktan sonra düşünmeye, üretmeye, sorular sormaya ve araştırmaya başlıyoruz. İşin ilginç yanı, yeni doğan veya hatta anne karnındaki bebek ‘ sevgi’ denilen düşünceyi, enerjiyi, davranışı daha kendisi düşünme sürecine başlamadan anlıyor, hissediyor, fark ediyor.
Duygular daha anne karnında iken oluşmuş oluyor ve duyguların olduğu her yerde sevgi de sözkonusu oluyor. Bebekken normal duyularımızdan aldığımız verilerle işlenmiş duygusal tepkilerimiz var ve sevgi gösteren kişiye bebek te sevgi gösteriyor. Bebeğin çevresindeki kişiye sevgi göstermesi aslında herhangi bir şarta bağlı değil, öyle hissediyor, nedeni aslında sevgi duygusunun doğuştan gelmesi. Daha sonra bu sevgiyi geliştirmeyi, yönlendirmeyi, kontrol etmeyi çevresindeki diğer kişilerden öğreniyor.
Bebek anneye ve çevresindeki diğer ona bakan kişilere bağımlı olsada, herhangi bir karşılık beklemeden, düşünmeden, içtenlikle sevgi gösterilerinde bulunur.Büyüdükçe, Masumi´nin de anlattığı gibi, düşünce süreçlerini geliştirip, neden, niçin sorularını sormaya başladığında sevgi gösterileri çeşitlilik göstermeye başlar.
Devamını oku: Sevgi konusu ve Masumi Toyotome'nin kitabından alıntı
EFT'yi bundan yıllar önce öğrendim. Çok yıl geçmiş aradan. Öğrendiğim günden beri EFT hayatımın her alanında bana yardımcı olmuş, beni rahatlatmış ve daha huzurulu ve odaklı bir yaşam sürdürmeme yardımcı olmuştur. Bu yüzden bugün size biraz EFT'nin ve yazının birleştiği bir alandan bahsedeceğim...hem de bir çoğumuz için artık sürekli düşündüğümüz, hep dikkat ettiğimiz ve çözmeye çalıştığımız bir konuyu ele alarak bunu yapacağım...Aşırı kilolar! 46 yaşındayım. 9 yaşımdan bu yana kilo sorunumla boğuşurum. Çok verdiğim dönemler, yıllar oldu, sonra çok aldığım yıllar oldu.
Öğrendiğim önemli bazı şeyler oldu bu süreçte. Bu iş komplike bir iş değil. Aslında çok basit ve böyle yaklaşmak lazım. Komplike olmamakla birlikte basitliğini kavramak zaman alıyor ve o yüzden anlatacak, konuşacak çok şeyim var bu konuda...Sizinle yüz yüze buluşup konuşamayacağım için burada bir yazı dizisi yaratmaya karar verdim. Anlatacaklarımı sizinle yavaş yavaş paylaşacağım.
Bir çocuk parkındaki Bank ve sokağın köşesindeki Baz istasyonu / vericisi arasında geçen konuşma...
Bank: insanlar beni seviyorlar ama seni çok da sevmiyorlar farkında mısın?
Verici: Beni sevmediklerini düşünüyorlar ama bensiz de yaşamaları güç artık. Sensiz yaşayabilirler.
Bank: Neden birbirimizle itişiyoruz;?
Verici: Sen başlattın.
Bank: Sen verici olmaktan mutlu musun?
Verici: Soğuk ve mekanik olmayı sevmiyorum ama komik olanı da ben iletişim sağlıyorum. Bir vınnlama sesim var ki bazen beni bile deli ediyor. Öte yandan yüksekteyim, köpekler üzerime işemiyor, insanlar üstüme tükürmüyor, manzaram güzel ve çok gelen geçen var önümden...hareketli bir hayatım var. Arada gelip tamir edenler de oluyor.
Bank: Köpekler üzerime işiyor benim. Geçenlerde adamın biri sigarasını bıraktı üzerimde...çok yaktı. 
Verici: Ama insanlar seninle oturduklarında etrafı daha farklı görmüyor mu? Sakin olmuyorlar mı?
Bank: Bazen evet.
Verici: Ben herşeyi duyuyorum biliyor musun? Dünyayı dolaşıyorum onların anlattıklarında.
Bu ne kadar saçma bir diyalog gibi gözükse de yazıyla terapide kullanılan önemli bir çalışmanın örneğidir. Bu alıştırma birden fazla kişi ile yapılır genelde. Bu kişiler birlikte yürüyüşe çıkarlar. Sessizce yürür ve dikkatlerini çeken birşeyi seçerler. Sonra o nesnenin sesi olur, onun yerine konuşurlar birbirleri ile. Yukarıda bu alıştırmanın tek başına yapılan bir örneği var. Burada Verici kişidir Bank ise kişinin problemidir. Alıştırma serbest diyalog şeklinde yazılır. Bittiğinde defalarca farklı açılardan analizi yapılabilir. Bunu kişiler beraber de yapabilirler ayrı ayrı da yapılabilir. Mesela buradaki örneği kullanacak olursak...
Diğer Makaleler...
- Kendini kandırmak ve bandırmak!
- Pozitif düşünce ve mutluluk
- Mutluluğu biliyoruz, unutuyoruz ve yeniden öğreniyoruz
- Mars Başakta, imdat!
- Leğenimi artık alabilirsiniz...
- Şu negatif insanlar! Çıkarın hepsini hayatınızdan...
- Polyanna haklı mıydı ? 3. bölüm
- Olumlu düşünce
- Yazarak iyileşmek
- Pollyanna haklı mıydı? 1. bölüm
- Pollyanna haklı mıydı? 2. bölüm
- Odaklanmak...
- Bu bir...
- Mutluluğu hak ediyor musunuz?
Sayfa 1 > 6

